<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İstanbulGeceleri.Org - Magazin Haberleri</title>
	<atom:link href="http://www.istanbulgeceleri.org/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.istanbulgeceleri.org</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 09 Mar 2010 11:04:17 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Ziynet Sali&#8217;nin Kıbrıs hayatı</title>
		<link>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/ziynet-sali-nin-kibris-hayati.html</link>
		<comments>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/ziynet-sali-nin-kibris-hayati.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 11:02:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs]]></category>
		<category><![CDATA[rus ganimeti]]></category>
		<category><![CDATA[yaşananlar]]></category>
		<category><![CDATA[ziynet sali]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[
15 yıl önce doğup büyüdüğü Kıbrıs’tan ayrılıp Türkiye’ye yerleşen Ziynet Sali ile çok özel bir söyleşi gerçekleştirdik. Kıbrıs Barış Harekatı’nda ailesinin yaşadığı sıkıntılardan adalıların Türkiye’dekileri sevip sevmediğine kadar pek çok konuya değindiğimiz röportajda Sali, ilginç açıklamalarda bulundu      Kıbrıs Barış Harekatı’ndan bir yıl sonra, yani 1975’te Lefkoşa’da doğdun, değil mi?- Evet&#8230; Kıbrıs Türkü anne-babanın üç [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://depo.istanbulgeceleri.org//resim/90f16af1ded0273b242d0676bdd2cdc1.jpg" alt="" alt="Ziynet Sali`den Kıbrısta`ki yaşadıkları hakkında çarpıcı açıklamalar" width="200" height="180" class="alignleft" /></p>
<p><P>15 yıl önce doğup büyüdüğü Kıbrıs’tan ayrılıp Türkiye’ye yerleşen Ziynet Sali ile çok özel bir söyleşi gerçekleştirdik. Kıbrıs Barış Harekatı’nda ailesinin yaşadığı sıkıntılardan adalıların Türkiye’dekileri sevip sevmediğine kadar pek çok konuya değindiğimiz röportajda Sali, ilginç açıklamalarda bulundu  <BR>    <BR><STRONG>Kıbrıs Barış Harekatı’ndan bir yıl sonra, yani 1975’te Lefkoşa’da doğdun, değil mi?</STRONG><BR>- Evet&#8230; Kıbrıs Türkü anne-babanın üç çocuğundan biriyim. ıki erkek kardeşim var. Ben dünyaya geldikten sonra hemen ıngiltere’ye gitmişiz. Çünkü babam orada yaşıyormuş. 1963’te adadan Londra’ya giden ilk Türkler’den kendisi. Ama tatil için hep Kıbrıs’a gelirmiş. Yine bir tatil için geldiğinde annemle tanışmış ve evlenmiş. Ondan sonra tekrar Kıbrıs’ta yaşamaya başlamış. Ta ki ben doğana kadar. Ben doğduktan yani savaştan sonra annemi de alarak ıngiltere’ye dönmüş.<BR><BR><STRONG>Annenin sana hamile olduğu dönemler, tam da savaş dönemi&#8230; Ailen neler yaşamış?<BR></STRONG>- Özellikle annem ve annemin ailesi çok sıkıntı çekmiş. Çünkü Rum tarafından bir eşek üzerinde Türk tarafına göç etmişler. Günlerce aç, susuz yol almışlar ve Lefkoşa’ya yerleşmişler. Bu yolculuk sırasında da çok çarpışmalara tanık olmuşlar. Gözlerinin önünde insanları öldürüyorlarmış. Hem de taşlarla&#8230;<BR><BR><STRONG>Kim kimi öldürüyormuş?</STRONG><BR>- Rumlar Türkleri, Türkler Rumları&#8230; Arada sınır olmadığı için herkes bir arada yaşıyormuş çünkü. şimdi düşünüyorum da annem iyi ki beni o savaşın ortasında doğurmamış.<BR><BR><STRONG>Baban savaşa katılmış mı?</STRONG><BR>- O dönem herkes asker olmuş. Doğal olarak babam da çatışmalara katılıp Rumlarla savaşmış. Ama öyle tabancayla, tüfekle değil yani; baltayla, kürekle. Biz şimdi çok lüks ve rahat yaşıyoruz ama onlar çok yokluk çekmiş. Mesela Kıbrıs’taki evimizde annem hâlâ Rum ganimeti kullanıyor. Atamıyor bir türlü&#8230;<BR><BR><STRONG>Rum ganimeti derken?</STRONG><BR>- Rumlardan kalma eşya işte&#8230; O savaşta götüren götürene&#8230; Bizde de bir tane büfe var. Anneme at diyorum, atmıyor.<BR><BR><STRONG><FONT color=red>ADALILAR GÖÇ YÜZÜNDEN KıLıT TAKMAK ZORUNDA</FONT></STRONG><BR><BR><STRONG>Kıbrıs’ta şimdi insanların ekonomik durumu ne?</STRONG><BR>- Pek fakirlik yok. Gerçek fakirlik, yokluk Türkiye’de. Kıbrıs’ta herkesin arabası, evi var. Neyse&#8230; Babam savaş bittikten sonra bizi ve ailesini alıp tekrar ıngiltere’ye gitmiş. Fakat annem Kıbrıs’tan uzak duramadığı için altı yaşında Kıbrıs’a dönmüşüz. Buraya dönmemizin en büyük nedeni de Türk eğitimiyle büyümemizi istemeleri.<BR><BR><STRONG>Kıbrıslılar, Türkiye’dekileri seviyor mu?</STRONG><BR>- (Gülüyor) Böyle genel bir algı var değil mi? Yani sevmedikleri konusunda&#8230; Böyle bir şey yok tabii ki. Savaş döneminde, ada halkıyla askerler arasında negatif bir şeyler olmuş. Türkiye’dekiler için &#8220;kara sakal&#8221; derler ya, sebebi şu: Garibim askerler, susuzluktan kir pas içinde ve sakallı dolaşıyorlarmış, bu ad işte o dönemden kalmış. Bu yüzden yanlış bir algılama söz konusu. Türkiye’den Kıbrıs’a maddi-manevi büyük destek var. Türkiye, Kıbrıs’tan asla vazgeçmesin. Çünkü her ne kadar Kıbrıs yerlisi Türkiye’ye karşı negatif görünse de Kıbrıs, Türk askerinin varlığı ile güvende. Türk askerinin çekileceği haberi geldiğinde, herkes büyük panik yaşamıştı. Hiçbir Kıbrıslı çocuk, Türkiye’dekilere düşman olarak yetiştirilmez. Mesela ben Türkiye’ye gelmek için deliren bir çocuktum. <BR><BR><STRONG>Yani sanıldığı gibi bir sıkıntı yok&#8230;</STRONG><BR>- Evet de adaya Türkiye’den çok işsiz geliyor. Özellikle doğudan çok göç var. Bu düzeni biraz bozuyor. Adanın karakterini de bozabiliyor. Çünkü kültür farkı var&#8230; ıstanbul ile doğulu vatandaşımız arasında nasıl kültür farkı varsa, aynı şey orada da ortaya çıkıyor. Bizim adada kimse kimseye yan gözle bakmaz, kimse kapısını kilitlemezdi. Fakat karakterler değiştikçe, o alışkanlıklar da değişti, herkes kapısına kilit vurdu&#8230;<BR><BR><STRONG><FONT color=red>KIBRIS’I TÜRKıYE’DEN  AYRI DÜşÜNEMıYORUM</FONT></STRONG><BR><BR><STRONG>Türk vatandaşı mısın?</STRONG><BR>- Çift pasaportum var. Kıbrıs ve ıngiliz vatandaşıyım. Ama ben Türk’üm ve Kıbrıs’ı asla Türkiye’den ayrı düşünmüyorum.<BR><BR><STRONG>Bir yarışmada hangi tarafı temsil etmek isterdin? Kıbrıs, Türkiye, İngiltere&#8230;</STRONG><BR>- Ben Türk’üm. Dediğim gibi Kıbrıs ile Türkiye’yi ayrı düşünmüyorum. Dolayısıyla tabii ki Türkiye’yi temsil etmek isterdim. Ama dünyanın Kıbrıs’ı tanımasını da, oradaki halkın refahı ve mutluluğu için çok isterim. <BR><BR><STRONG>Kıbrıs’tan bir de &#8220;Babutsa&#8221; çıktı&#8230;</STRONG><BR>- Onlar da Londra’dan&#8230; Çok seviyorum grubu. Sonuçta adalılar yani&#8230;<BR><BR><STRONG>Adalılar&#8230;</STRONG><BR>- Ya Semacığım, adalılar çok saf, temiz, bozulmamış oluyor. Yüzüne baktığında aklından bin bir tilki geçmeyen insanlardır adalılar. Babutsa’da bu kadar temiz, şeker yani&#8230;<BR><BR><STRONG>Sen temiz kalabildin mi?</STRONG><BR>- Daha bir arındım diyebilirim&#8230; Bu kadar karmaşanın içinde kendi içime dönüp, temizliğime temizlik kattım.</P><br />
<P><STRONG>DEMET VE GÜLŞEN’E GELENE KADAR FUNDA ARAR, CANDAN ERÇETİN VAR</STRONG></P><br />
<P><STRONG>Ziynet Sali adı, Demet Akalın, Gülşen, Hande Yener’in altında mı sence?</STRONG><BR>- Asla&#8230; Ben patlayan bir şarkı ya da albümle değil, sahne performansıyla buralara geldim. Senelerdir sahnelerdeyim. Ve &#8220;Rüya&#8221; ile hayalimi gerçekleştirdim. Demet, Gülşen, Hande diyorsunuz. Tamam onların hepsini seviyorum ama oraya gelene kadar Funda Arar, Candan Erçetin, şebnem Ferah, Sertab Erener, Aşkın Nur Yengi var. Bir de popüler isimler arasında ismimin yer almaması normal. Çünkü ben magazine oynamıyorum.<BR><BR><STRONG>Aşk var mı?</STRONG><BR>- Yok. Aslında yuva kurmak istiyorum ama çok inişlerim çıkışlarım var. Bioritmim bile ters çalışıyor. Bu dengesizlikler içinde aşk yaşayamıyorum. şu aralar önceliğim Grammy ve bir gün kazanacağım. </P><br/>Hürriyet/Kelebek</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/ziynet-sali-nin-kibris-hayati.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eğlenceli erkekleri seviyorum !</title>
		<link>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/eglenceli-erkekleri-seviyorum.html</link>
		<comments>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/eglenceli-erkekleri-seviyorum.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 10:26:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[ Taylor Swift]]></category>
		<category><![CDATA[eğlenceli]]></category>
		<category><![CDATA[erkekler]]></category>
		<category><![CDATA[Seviyorum]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[ABD’de son dönemde yıldızı en hızlı parlayan isimlerinden bir tanesi olan country müzik şarkıcısı Taylor Swift, Life
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.istanbulgeceleri.org/resim/eglenceli-erkekleri-seviyorum-7511.jpg" alt="" alt="Eğlenceli erkekleri seviyorum !" width="200" height="180" class="alignleft" />ABD’de son dönemde yıldızı en hızlı parlayan isimlerinden bir tanesi olan country müzik şarkıcısı Taylor Swift, Life</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/eglenceli-erkekleri-seviyorum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Yaşadığıma  şükrediyorum&#8217;</title>
		<link>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/fulden-uras-yasadigima-sukrediyorum.html</link>
		<comments>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/fulden-uras-yasadigima-sukrediyorum.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 10:20:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<category><![CDATA[Fulden Uras]]></category>
		<category><![CDATA[şükür etmek]]></category>
		<category><![CDATA[trafik kazası]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[
TÜRKİYE’NİN ESTETİK KURBANI ÜNLÜLERİ- Foto-galeri
Operasyon sırasında mikrop kaptığı için yüzü şişen ve tanınmayacak hale gelen Fulden Uras, yaşadığı sıkıntılara rağmen &#8220;Kimseyi suçlamıyorum, bu benim kaderim&#8221; diyor.  
GEÇEN yıl şubat ayında geçirdiği trafik kazasında burun kemiği zedelenen, nefes almakta zorluk çektiği için de ameliyat masasına yatmak zorunda kalan Fulden Uras’ın son bir yılı kabusa döndü. Operasyon [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.istanbulgeceleri.org/resim/fulden-uras-yasadigima-sukrediyorum-4163.jpg" alt="" alt="Fulden Uras ''Yaşadığıma  şükrediyorum''" width="200" height="180" class="alignleft" /><br />
<P><STRONG>TÜRKİYE’NİN ESTETİK KURBANI ÜNLÜLERİ-</STRONG> <STRONG>Foto-galeri</STRONG></P><br />
<P>Operasyon sırasında mikrop kaptığı için yüzü şişen ve tanınmayacak hale gelen Fulden Uras, yaşadığı sıkıntılara rağmen &#8220;Kimseyi suçlamıyorum, bu benim kaderim&#8221; diyor.  </P><br />
<P>GEÇEN yıl şubat ayında geçirdiği trafik kazasında burun kemiği zedelenen, nefes almakta zorluk çektiği için de ameliyat masasına yatmak zorunda kalan Fulden Uras’ın son bir yılı kabusa döndü. Operasyon sırasında mikrop kapan ve ölümden dönen Uras, arka arkaya tam 11 ameliyat geçirdi. Uras, hayati bir tehlike atlattığını sonradan anladığını belirtti: &#8220;Rahat nefes alamadığım için sadece 15 dakika süren bir operasyon geçirdim. Bana her şeyin bir haftada düzeleceğini söylediler ama birkaç gün içinde yüzüm gerilmeye başladı. Ateşim vardı. Kontrole gidince damağımdan iltihap alıp kültüre yolladılar. İyi ki öyle yapmışlar. Sonuçlar gelince acilen ameliyata alındım. Meğer operasyon sırasında mikrop kapmışım ve o virüs hızla beyne yaklaşıyormuş. İkinci ameliyatın sonunda kafam bir yastık kadardı. Kendimi görmeyeyim diye odadaki aynayı bile kapattılar. 20 gün boyunca kortizon ve antibiyotik aldım. Hâlâ şişkinliğim var. Yüzümün sağ tarafı tamamen uyuşuk. Dudağıma zaman zaman hakim olamıyorum.&#8221; </P><br />
<P>Fulden Uras, &#8220;Kafatasımın sağ tarafına yerleşmiş bir virüsle yaşamaya devam ediyorum. Her şeye rağmen ilk doktoruma dava açmadım&#8221; dedi.    </P><br />
<P>        </P><br />
<P> </P><br />
<P>   </P><br/>Hürriyet/Kelebek</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/fulden-uras-yasadigima-sukrediyorum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bayan Sukarno`nun İstanbul gecesi</title>
		<link>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/bayan-sukarnonun-istanbul-gecesi.html</link>
		<comments>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/bayan-sukarnonun-istanbul-gecesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 10:18:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[dewi sukarno]]></category>
		<category><![CDATA[diktatör]]></category>
		<category><![CDATA[endonezya]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[LADY’NİN EĞLENCE GECESİ
Mücevher koleksiyonu var    Dewi Sukarno, eski Endonezya diktatörü Sukarno ile Japonya gezisi sırasında tanışmış, 19 yaşındayken bir diktatörle evlenerek dikkat çekmişti. Dünya &#8220;Sukarno bir geyşayla evlendi&#8221; haberiyle çalkalanıyordu. Ardından  anormal harcamalarıyla gündeme gelmeye başladı. İddiaya göre binlerce çift ayakkabısı, paha biçilemeyecek bir mücevher koleksiyonu vardı. Son durak Al Jamal     Kocası öldükten sonra da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.istanbulgeceleri.org/resim/bayan-sukarnonun-istanbul-gecesi2326.jpg" alt="" alt="Bayan Sukarno`nun İstanbul gecesi" width="200" height="180" class="alignleft" /><P>LADY’NİN EĞLENCE GECESİ</P><br />
<P><STRONG>Mücevher koleksiyonu var    </STRONG><BR><BR>Dewi Sukarno, eski Endonezya diktatörü Sukarno ile Japonya gezisi sırasında tanışmış, 19 yaşındayken bir diktatörle evlenerek dikkat çekmişti. Dünya &#8220;Sukarno bir geyşayla evlendi&#8221; haberiyle çalkalanıyordu. Ardından  anormal harcamalarıyla gündeme gelmeye başladı. İddiaya göre binlerce çift ayakkabısı, paha biçilemeyecek bir mücevher koleksiyonu vardı. <BR><BR><STRONG>Son durak Al Jamal     </STRONG><BR><BR>Kocası öldükten sonra da dünya jet-set’inde first lady olarak kabul görmeye devam edilen Dewi Sukarno, &#8220;Millionaire Fair İstanbul&#8221;u ziyaret için Türkiye’ye geldi. İstanbul’a özel uçağı ile gelen Sukarno, fuarın kendisine özel olarak kapatılmasını istedi ve içeride yaklaşık bir milyon dolarlık mücevher siparişi verdi. İstanbul turunun son durağı ise Al Jamal oldu.              </P><br/>Hürriyet/Kelebek</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/bayan-sukarnonun-istanbul-gecesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Oscar`da süprizler gecesi</title>
		<link>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/oscarda-suprizler-gecesi.html</link>
		<comments>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/oscarda-suprizler-gecesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 10:16:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[ödüller]]></category>
		<category><![CDATA[oscar]]></category>
		<category><![CDATA[süprizler]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[FOTOĞRAFLARLA OSCAR ÖDÜL TÖRENİ
OSCARLARINI BÖYLE ALDILAR &#8211; WEB TV
Sinema dünyasının en prestijli ödülü kabul edilen Oscar’lar, ABD’nin Los Angeles kentindeki 3 bin 500 kişilik Kodak Tiyatrosu’nda düzenlenen törenle sahiplerini buldu. En İyi Film ödülünü Kathryn Bigelow’un yönettiği &#8220;The Hurt Locker&#8221; kazanırken, Bigelow aynı yapımla En İyi Yönetmen ödülünü de alarak Oscar tarihinde bu ödüle layık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.istanbulgeceleri.org/resim/oscarda-suprizler-gecesi3085.jpg" alt="" alt="Oscar`da süprizler gecesi" width="200" height="180" class="alignleft" /><P>FOTOĞRAFLARLA OSCAR ÖDÜL TÖRENİ</P><br />
<P>OSCARLARINI BÖYLE ALDILAR &#8211; WEB TV</P><br />
<P>Sinema dünyasının en prestijli ödülü kabul edilen Oscar’lar, ABD’nin Los Angeles kentindeki 3 bin 500 kişilik Kodak Tiyatrosu’nda düzenlenen törenle sahiplerini buldu. En İyi Film ödülünü Kathryn Bigelow’un yönettiği &#8220;The Hurt Locker&#8221; kazanırken, Bigelow aynı yapımla En İyi Yönetmen ödülünü de alarak Oscar tarihinde bu ödüle layık görülen ilk kadın oldu.      <BR><BR>Oyuncu ödüllerinde ise sürpriz yaşanmadı, favori gösterilen isimler Oscar’ı rakiplerine kaptırmadı. En İyi Erkek Oyuncu dalında usta aktör Jeff Bridges, En İyi Kadın Oyuncu dalında ise &#8220;The Blind Side&#8221;daki rolüyle Sandra Bullock altın heykelciği kucakladı.<BR><BR>Aynı şekilde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ve En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu kategorilerinde de sürpriz yaşanmadı. Bu kategorilerde ödül, beklendiği üzere &#8220;Soysuzlar Çetesi&#8221;ndeki rolüyle Christoph Waltz ve &#8220;Precious&#8221;taki performansıyla ses getiren Mo’Nique’e gitti.<BR><BR><STRONG>Kadının fendi kocasını yendi: 6-3</STRONG> <BR><BR>Dokuzar adaylıkla birbirlerinin rakibi olan James Cameron ve eski eşi Kathryn Bigelow’un kıyasıya mücadelesinde, zafer Bigelow’un oldu. &#8220;The Hurt Locker&#8221; (Ölümcül Tuzak) filmi Kathryn Bigelow’a aralarında &#8220;En İyi Yönetmen&#8221; ve &#8220;En İyi Film&#8221;in de bulunduğu altı ödül kazandırdı. Cameron’ın bugüne kadar 2.5 milyar dolar hasılat yapan &#8220;Avatar&#8221;ı ise üç heykelle yetinmek zorunda kaldı. Törende arka arkaya oturan eski eşlerin son derece gergin oldukları ise dikkatlerden kaçmadı.</P><br />
<P><STRONG>Oscar’lı ilk kadın yönetmen</STRONG><BR><BR>Kathryn Bigelow, 82 yıllık Oscar tarihinde &#8220;En İyi Yönetmen&#8221; ödülü alan ilk kadın oldu. Daha önce 1976 yılında ıtalyan Lina Werthmüller (Pasquilino Settebellezza), 1993 yılında Jane Campion (Piyano Dersi) ve 2003 yılında da Sofia Coppola (Lost in Translation) Oscar’a aday gösterilmiş, ancak ödül alamamışlardı. </P><br />
<P><STRONG>&#8220;Kötü oyuncu&#8221; diyenlere Sandra’dan Oscar’lı yanıt</STRONG><BR><BR>Sandra Bullock, &#8220;En Kötü Kadın Oyuncu&#8221; dalında &#8220;Ahududu&#8221; ödülü aldıktan sadece 48 saat sonra Oscar’ı kazanarak bir ilke imza attı. &#8220;All About Steve&#8221; (Steve Hakkında) filmi ile &#8220;Ahududu&#8221; ödülüne layık bulunan Bullock, &#8220;The Blind Side&#8221; ile &#8220;En İyi Kadın Oyuncu&#8221; seçildi.</P><br />
<P><STRONG>Oscar kazanan beşinci Afro-Amerikalı</STRONG><BR><BR>&#8220;Ey İyi Yardımcı Kadın Oyuncu&#8221; dalında &#8220;Precious&#8221; ile mutlu sona ulaşan Mo’Nique, bugüne kadar Oscar kazanan beşinci Afro- Amerikan oyuncu oldu. 1940 yılında Hattie McDaniels &#8220;Rüzgar Gibi Geçti&#8221; ile, 1990’da Whoopi Goldberg &#8220;Ghost&#8221; ile, 2001’de Halle Berry &#8220;Monster’s Ball&#8221; ile ve 2006’da Jennifer Hudson &#8220;Dreamgirls&#8221; ile bu ödülün sahibu olmuştu.</P><br />
<P><STRONG>Kabus gibi 6 dakika</STRONG><BR><BR>Akademinin başkanı Tom Sherak, hayatının en zor anlarını muhtemelen önceki gün yaşadı. Sürekli Meteoroloji Enstitüsü ile irtibatta olan Başkan, &#8220;Kırmızı Halı&#8221;nın üzerine kurulan şeffaf çadırın yağmur ihtimaline karşı orada bırakılıp bırakılmaması konusunda Oscar töreni yapımcıları ile toplantı yapıp durdu. Sonunda Los Angeles’a 15.00 sularında yağmur yağacağı haberi gelince çadıra dokunulmaması kararı çıktı. Bu da yayıncı kuruluş ABC’nin dört kamera eksikle çalışması demekti. Nitekim saatler 15.12’yi gösterirken birden gökyüzü karardı, sağanak yağmur başladı. Yağmur tam 6 dakika sürdü, ardından güneş açtı. Ve o 6 dakika, bu yılki Oscar töreninin üzerine kabus gibi çöktü.</P><br />
<P><STRONG>Sunuculara süre kısıtlaması</STRONG><BR><BR>Akademi, bu yılki törende tek kişilik şov yerine iki kişilik sit-com’u uygun gördüğünden iki sunucu birden kullandı. Daha önce iki kez Oscar sunan Steve Martin ile partneri Alec Baldwin’e geçmiş yıllara oranla daha az süre ayrıldığı gözden kaçmadı. Kısacası bu kez şamataya kısıtlama geldi ve tören akışı daha çok akademik ağırlıklı oldu.</P><br />
<P><STRONG>&#8220;And the Oscar goes to&#8230;&#8221; tarihe karıştı</STRONG><BR><BR>Artık Oscar’ın kalıp cümlesi olan ve her yıl ödül sunumunda kullanılan &#8220;&#8230;and the Oscar goes to&#8221; yani &#8220;.. ve Oscar gidiyor&#8221; sözü tarihe karıştı. Ödüller tüm kategorilerde eski kalıp yerine &#8220;The winner is..&#8221; yani &#8220;Kazanan&#8221; sözüyle ilan edildi.</P><br />
<P><STRONG>Kazananların primi düşürüldü</STRONG><BR><BR>Film şirketleri Oscar ödülü kazanan oyuncuların primlerini düşürdü. Anlaşmalara göre film şirketleri, Oscar ödülü alan oyuculara aldıkları ücretin yüzde 15 kadarını ek prim olarak veriyordu. Ancak bu yıl söz konusu oran, ekonomik kriz göz önünde tutularak yüzde 10’a çekildi.</P><br />
<P><STRONG>Clooney’den iletişim dersi</STRONG><BR><BR>&#8220;Up in the Air&#8221; filmi ile &#8220;En İyi Erkek Oyuncu&#8221; dalında Oscar’a aday gösterilen George Clooney, törene ıtalyan nişanlısı Elisabetta Canalis ile geldi. Ancak Kodak Tiyatrosu önünde limuzinden indikten sonra, elinde bir kalemle caddenin karşısından kırmızı halı törenini izleyenlerin yanına koştu. Orada hayranlarına imza dağıtan, birlikte poz veren, şakalar yapan Clooney’nin bu samimiyeti coşkuyla karşılandı.</P><br />
<P><STRONG>Streep yine kazanamadı</STRONG><BR><BR>Meryl Streep, bu yıl &#8220;Julie</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/oscarda-suprizler-gecesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Demirer`in deniz aşkı</title>
		<link>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/demirerin-deniz-aski.html</link>
		<comments>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/demirerin-deniz-aski.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 10:14:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Ata Demirer]]></category>
		<category><![CDATA[deniz aşkı]]></category>
		<category><![CDATA[sait faik]]></category>
		<category><![CDATA[tekne]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamak]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[İŞTE ATA’NIN TEKNESİ (FOTO GALERİ) 
&#8220;Bıraksanız hayatımı Bozcaada’da geçiririm&#8221; diyormuşsunuz&#8230;      - Öyle sanıyordum ama olmuyor işle güçle birlikte. O yüzden ben de yazın daha az iş alıp, sadece yazlarımı kesintiye uğratmadan orada geçirmeye çalışıyorum. Bozcaada da eskisi gibi değil zaten&#8230; Trendy bir yer olmaya başladı. Kalabalıklaştıkça tadı kaçıyor. Ama şöyle söyleyebilirim; 40 yaşından sonra yılın 8 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.istanbulgeceleri.org/resim/demirerin-deniz-aski7668.jpg" alt="" alt="Demirer`in deniz aşkı" width="200" height="180" class="alignleft" /><P><STRONG>İŞTE ATA’NIN TEKNESİ (FOTO GALERİ) </STRONG></P><br />
<P><STRONG>&#8220;Bıraksanız hayatımı Bozcaada’da geçiririm&#8221; diyormuşsunuz&#8230;      <BR></STRONG><BR>- Öyle sanıyordum ama olmuyor işle güçle birlikte. O yüzden ben de yazın daha az iş alıp, sadece yazlarımı kesintiye uğratmadan orada geçirmeye çalışıyorum. Bozcaada da eskisi gibi değil zaten&#8230; Trendy bir yer olmaya başladı. Kalabalıklaştıkça tadı kaçıyor. Ama şöyle söyleyebilirim; 40 yaşından sonra yılın 8 ayını teknede geçireceğim bir yaşamım olsun istiyorum.<BR><BR><STRONG>* Bu plana yatırım olsun diye tekneyi değiştirmeyi düşünüyor musunuz?    <BR></STRONG><BR>- Hayır. Zaten tekneyi değil yaşam tarzını değiştirmeye gerek var böyle bir şey için. Televizyon yaptığın sürece, üç gün şehir dışında olayım falan gibi bir durum söz konusu değil. Tamamen mesleğinden kopabilecek bir adam değilim, ikisini yan yana götürmeye çalışıyorum.<BR><BR><STRONG>* Şu sıralarda durum ne?</STRONG><BR><BR>- Yazın yapıyorum. Koskoca tirandili balıkçı teknesi haline getiriyorum. Zaten asıl mesele denizin üzerinde olmak. <BR><BR><STRONG>İYİ BİR KAPTAN ARAYIŞINDAYIM<BR><BR>* Peki teknede yalnız mı, arkadaşlarla mı olmayı seviyorsunuz?</STRONG> <BR><BR>- Beyin ilişkinin iyi olduğu herhangi biriyle olabilir. Bu arkadaşın olur, sevgilin olur&#8230; Fark etmez yani. Yalnızken de oldukça iyi hissediyorum kendimi. Tekne boyu büyüdükçe ikinci insan zorunlu oluyor. Ama bu insanın iyisini bulmak çok zor. O ikinci insan meselesinde acayip komik durumlar yaşadım ben yıllar içinde. Bu sene iyi bir kaptan arayışına girdim. Çünkü tekneye birini davet ettiğinde onu çalıştırmak zorunda kalıyorsun. &#8220;Gel şu dümeni tut&#8221; diyorsun ama &#8220;ın aşağı şu motora bir bak&#8221; diyemiyorsun. Bir küçüğünde böyle bir şeye gerek yoktu, şimdi yavaş yavaş ihtiyaç duyuluyor.<BR><BR><STRONG>* Kaptan olmadan tek başınıza nelere cesaret edebiliyorsunuz?</STRONG> <BR><BR>- Genelde limana bağlı oluyorsun, bir yerlere gitmek gerektiğinde de botunu kullanıyorsun. Bu tabii bir süre sonra sıkıcı oluyor. O yüzden geçen yaz, özellikle uzak mesafeye giderken kaptan aldım yanıma, geçici süreler için. Bu sene profesyonel bir kaptan bulacağım.<BR><BR><STRONG>YUNUSA HAYVAN DEMEK YANLIŞ<BR><BR>* Motoryat-yelkenli ayrımını çok yapıyor musunuz?</STRONG><BR><BR>- Kesinlikle yelkenli, mümkünse ahşap tekne severim. Motoryat tercih edenler genelde zamanı kısıtlı insanlar oluyor. Ama ben öyle değilim. Zaman sıkıntım yok. ıstediğim zaman rahatlığı yaşıyorum, istediğim zaman da balık vuruyorum, küpeştesinde midye de kesiyorum bıçakla. Fiberde kıyamazsın bunu yapmaya. Ben Sait Faik tipi yaşıyorum denizi, onun gibi görüyorum deniz üstündeki araçları. Ruhunu öyle daha iyi alıyorum, o yüzden bu tip tekneleri daha yakın buluyorum kendime.<BR><BR><STRONG>* En güzel, en keyifli balık avınız hangisiydi?<BR></STRONG><BR>- Assos’ta batık limanda yakalamıştım. Mahallede bir arkadaşımız vardı, Verda. Onu almışım yanıma keşif yapıyoruz. Yaş 19. Onu gezdiriyorum. Yüzerken bir akya sürüsüne denk geldik. Kız korktu. Ama ben onu sakinleştirdikten sonra aralarına dalıp küçük çapta bir katliam gerçekleştirmiştim.<BR><BR><STRONG>* Bu arada kulağınızdaki küpe dikkatimi çekti. O da bir yunus. En sevdiğiniz hayvan mı?</STRONG><BR><BR>- Ona hayvan demek doğru değil bence. ınsan gibi çünkü. Mesela yunus katleden Japonları anlamıyorum.<BR><BR><STRONG>KLARNET BAMBAŞKA BİR AŞKMIŞ MEĞER<BR><BR>* Tekne, müzik, deniz, anne, kardeş, sahne&#8230; Bir sıralama yapın desem?</STRONG><BR><BR>- Canlıları saymayalım, o zaman yaparım. Deniz olmazsa hiçbir şey olmaz, sonra iş geliyor. Çünkü işi yapmazsam teknemi alamazdım. Sonrasına da müziği, yani klarneti koyayım çünkü onu da çok seviyorum. Klarnet bambaşka bir aşkmış meğer. Bağırmak gibi bir şey. Süper bir deşarj aracı.</P><br />
<P><STRONG>ŞAMBRELLE BALIK TUTMAYA GİDERDİM</STRONG></P><br />
<P>Ben çocukken yazlığımız vardı Mudanya’da. Yaz gelsin de denize gidelim diye aklım oynardı. Hatta bir yaz bütünlemeye kalmıştım, sınavdan sonra koşarak iskeleden üzerimdekilerle denize atladım! O kadar özlerim denizi. Marmara Denizi, 30 yıl önce bambaşkaydı tabii. Kayıklar, sandallar yanaşırdı iskeleye. Ağzına kadar balık dolu olurdu. O zaman Bluemarin paletler vardı turuncu, hiç unutmam, onlardan aldırmıştım pedere. Yani denize bir bulaştım pir bulaştım. Denizin altına aşıktım, dalmayı çok severdim. Bir kayığım olsun çok isterdim. Yazlıktakiler sandallarıyla balığa giderlerdi, bizde kayık yok tabii, şambrelle giderdik balığa. Sonra aldım. Yaş biraz kemale erdikten sonra tabii. 28 olduğumda!</P><br/>Hürriyet/Kelebek</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/demirerin-deniz-aski.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Boşanma davasında şahitler dinlendi</title>
		<link>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/bosanma-davasinda-sahitler-dinlendi.html</link>
		<comments>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/bosanma-davasinda-sahitler-dinlendi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Jan 1970 00:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma]]></category>
		<category><![CDATA[sibel can]]></category>
		<category><![CDATA[Sulhi Aksüt]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[SİBEL CAN VE SULHİ AKSÜT FOTOĞRAFLARI     
Bu arada, mahkemeye verdiği dilekçede evindeki kasanın Aksüt tarafından boşaltıldığını ima eden Can’ın talebi üzerine, önceki gün kasa şirketinden bir görevli tanık olarak dinlendi.   
SİBEL Can’ın, şiddetli geçimsizlik gerekçesiyle eşi Sulhi Aksüt’e açtığı boşanma davasının 3’üncü duruşması Dünya Kadınlar Günü’ne rastladı. Beykoz Adliyesi Aile Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Sulhi Aksüt [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.istanbulgeceleri.org/resim/bosanma-davasinda-sahitler-dinlendi8890.jpg" alt="" alt="Boşanma davasında şahitler dinlendi" width="200" height="180" class="alignleft" /><P>SİBEL CAN VE SULHİ AKSÜT FOTOĞRAFLARI     </P><br />
<P>Bu arada, mahkemeye verdiği dilekçede evindeki kasanın Aksüt tarafından boşaltıldığını ima eden Can’ın talebi üzerine, önceki gün kasa şirketinden bir görevli tanık olarak dinlendi.   </P><br />
<P>SİBEL Can’ın, şiddetli geçimsizlik gerekçesiyle eşi Sulhi Aksüt’e açtığı boşanma davasının 3’üncü duruşması Dünya Kadınlar Günü’ne rastladı. Beykoz Adliyesi Aile Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Sulhi Aksüt ve taraf avukatları katılırken Sibel Can duruşmaya gelmedi. Duruşmada Sibel Can’ın gösterdiği 4 tanık dinlendi. Sibel Can, geçtiğimiz aylarda boşanmak için mahkemeye verdiği dilekçede, evindeki kasadan 200 bin lira alındığını belirterek bunu yapanın Sulhi Aksüt olduğunu ima etmişti. Can’ın talebi üzerine, eve kasayı getiren şirketten bir görevli tanık olarak önceki günkü duruşmada dinlendi. İsa Demirci adlı görevli, Can’ın Amerika’da olduğu günlerde şirketi arayan Aksüt’ün &#8220;Kasayı açamıyorum, yardım gerekiyor&#8221; dediğini ve Can’ın eşi olması nedeniyle bir sakınca görülmeyip bu konuda kendisine yardım edildiğini anlattı.</P><br />
<P><STRONG>Almanya’daki bir kadınla mesajlaştı          </STRONG></P><br />
<P>Mahkeme salonundan sızan bir diğer bilgi ise Aksüt’ün iki ayrı kadınla yaptığı telefon görüşmelerinin ortaya çıktığı yönünde. İddiaya göre; Sibel Can’ın talebi üzerine telefon kayıtları incelendi ve bu araştırmanın sonunda Aksüt’ün jokey kulübünden bir kadının yanı sıra Almanya’da yaşayan evli bir kadınla da çok geç saatlerde mesajlaştığı ve sık sık telefonlaştığı ortaya çıktı. Can’ın avukatı tarafından temsil edildiği duruşma yine karara bağlanamadı ve dava 22 Nisan’a ertelendi. </P><br />
<P><STRONG>Velayette  anlaşamadılar    </STRONG></P><br />
<P>Dün saat 10.00’da başlayan, tanıklar Şule Özalkuş, Yasemin Babacan, İsa Demirci ve Jülide Ferah Demiralp’in dinlenmesi nedeniyle yaklaşık 2 saat süren duruşma, bir sosyal hizmet uzmanının evlerine gidip Sibel Can, Sulhi Aksüt ve çocuklarla görüşüp rapor hazırlaması kararıyla 22 Nisan’a ertelendi. Oğulları Emir’in velayetini geçici olarak Sibel Can’a veren hakim, kesin kararını pedagogun raporuna göre verecek. Can’ın avukatı Kezban Hatemi, duruşma çıkışında &#8220;Velayette anlaşılmadı. Dava süreci devam ediyor&#8221; derken, Sulhi Aksüt ise hiçbir açıklama yapmadan adliyeden ayrıldı. Selçuk YAŞAR</P><br />
<P><STRONG>Mal paylaşımını mahkeme yapsın</STRONG></P><br />
<P>Sibel Can’ın avukatı Kezban Hatemi tarafından Beykoz Aile Mahkemesi’ne verilen dava dilekçesinde, &#8220;Evliliğin temelinden sarsıldığı ve çiftin arasında şiddetli geçimsizlik bulunduğu&#8221; belirtilerek, Can’ın eşi Aksüt’ten boşanmasına karar verilmesi istenmişti. Dilekçede, mal paylaşımının mahkeme tarafından yapılması ve çiftin oğulları Emir Aksüt’ün velayetinin Can’a verilmesi de talep edilmişti.</P><br />
<P> Kasayı açan İsa Demirci, Sibel Can lehine şahitlik yaptı. </P><br />
<P>          <BR> </P><br/>Hürriyet/Kelebek</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/bosanma-davasinda-sahitler-dinlendi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Toptaş &#8221; Belki bende aldatırım&#8221;</title>
		<link>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/toptas-belki-bende-aldatirim.html</link>
		<comments>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/toptas-belki-bende-aldatirim.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 10:10:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[aldatmak]]></category>
		<category><![CDATA[avanak kuzenler]]></category>
		<category><![CDATA[Fatma Toptaş]]></category>
		<category><![CDATA[herkesmi aldatır]]></category>
		<category><![CDATA[recep ivedik]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[FATMA TOPTAŞ FOTOĞRAFLARI     
Sizi üç sene önce &#8220;Recep İvedik&#8221; filmiyle tanıdık. Üç senedir neler yapıyorsunuz?       - &#8220;Recep İvedik&#8221;ten sonra &#8220;Avanak Kuzenler&#8221; adlı filmde rol aldım. Ramazan ayında vizyona girdiği için çok izlenmedi. O filmde Kalamiti Ceyn tadında bir karakteri canlandırdım. Çok güzel, asi, dişi, toprağına sahip çıkan ve aynı zamanda üniversite öğrencisi bir kızdı. Bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.istanbulgeceleri.org/resim/toptas-belki-bende-aldatirim-4037.jpg" alt="" alt="Toptaş '' Belki bende aldatırım''" width="200" height="180" class="alignleft" /><P>FATMA TOPTAŞ FOTOĞRAFLARI     </P><br />
<P><STRONG>Sizi üç sene önce &#8220;Recep İvedik&#8221; filmiyle tanıdık. Üç senedir neler yapıyorsunuz?       </STRONG><BR><BR>- &#8220;Recep İvedik&#8221;ten sonra &#8220;Avanak Kuzenler&#8221; adlı filmde rol aldım. Ramazan ayında vizyona girdiği için çok izlenmedi. O filmde Kalamiti Ceyn tadında bir karakteri canlandırdım. Çok güzel, asi, dişi, toprağına sahip çıkan ve aynı zamanda üniversite öğrencisi bir kızdı. Bir de at binmek benim hobim. Böyle bir teklif gelince, hobimle işimde yer alacağım için severek kabul ettim. Tabii ki hatalarım vardı ama güzel bir film oldu&#8230;<BR>     <BR><STRONG>Kendiniz için &#8220;Ben oyuncuyum&#8221; diyebiliyor musun?   </STRONG><BR><BR>- Hayır. Onu demek için 40 fırın ekmek yemek lazım. 40 yıllık üstatlar bunu diyemezken, benim &#8220;oyuncuyum&#8221; demem mümkün mü? Çok beylik laflar bunlar, hiç bana göre değil. Bunu diyenleri kınamıyorum ama televizyonda iş yapmakla oyuncu olunmuyor. Büyük emek harcamak lazım. Çok ciddi bilgi ve eğitim gerekiyor bir kere. Cebinizdeki malzemenin kabarık olması şart. Benim daha çok yolum var, emin adımlarla ilerlemeye çalışıyorum.<BR><BR><STRONG>&#8220;Avanak Kuzenler&#8221;den sonra ne yaptınız?</STRONG><BR><BR>- Emre Kınay benim hocamdı. Onun sanat yönetmenliğini yaptığı &#8220;şah Mat&#8221; adlı oyunda doğaçlama tiyatro yaptık. <BR><BR><STRONG>LONDRA BANA COOL’LUK KATTI</STRONG><BR><BR><STRONG>Doğaçlama tiyatro, ne cesaret!</STRONG><BR><BR>- Nasıl yaptım, açıkçası ben de bilmiyorum! Emre Kınay &#8220;Gel&#8221; dedi, gittim. Torpil falan yoktu. 80 kişinin arasından 12 kişi seçeceklerdi. ıki gün boyunca seçmelere girdik. Bir gece telefon geldi, seçildiğim söylendi. Yapmak istediğim bir şeydi bu. Bir sıralama yapmıştım zaten; önce sinema, sonra tiyatro, en son diziydi benim için&#8230; Yaklaşık sekiz hafta boyunca her hafta günde iki defa oyunlar oynadık. Bana inanılmaz tecrübe kattı. Sahne gerçekten benim alanımmış, onu anladım. Devamının gelmesini istiyorum. Tiyatro, bir oyuncunun idman alanı gibi. Yaptığımız, doğaçlama sporu. Adı üzerinde spor. Çok zor bir şey. Çünkü sürekli yeni malzemeler istiyor. Biz siyasi yaşama, gündeme, sanatçılara da göndermeler yapıyorduk. Çok zevkliydi. <BR><BR><STRONG>Zoru seviyorsunuz o zaman&#8230;</STRONG><BR><BR>- Evet seviyorum. Zaten ilk sinema filmim benim için çok zordu. Direkt ana rolle başladım. Bu da takdir-i ilahi&#8230; Oyun bittikten sonra da bir Londra seyahatim oldu. <BR><BR><STRONG>Neden gittiniz Londra’ya?</STRONG><BR><BR>- Arkadaşlarım çağırdı, ben de biraz kafa dinlemeye gittim. Dil eğitimi için kursa kaydoldum. Ama yarım kaldı, bir hafta gidebildim, sonra buraya döndüm. Londra, Türkiye’nin Ankara’sı. Çok soğuk ve değişik. Oranın havası bana cool’luk kattı. Dönünce &#8220;Herkes mi Aldatır&#8221; filminden teklif geldi, onu da kaçırmak istemedim.<BR><BR><STRONG>KÜÇÜKKEN ÇOK MAVİ BONCUK DAĞITTIM<BR><BR>&#8220;Herkes mi Aldatır&#8221; ne zaman vizyona girecek?</STRONG><BR><BR>- 2 Nisan’da. Çok değerli oyuncular yer alıyor. Böyle bir ekiple çalıştığım için çok mutluyum. Daha da güzel olanı, bunun tiyatro oyunundan esinlenilmiş bir film olması&#8230; Ahmet Yılmaz ve Tahir Alper Çağlayan’ın oyunu senaryo haline getirildi. <BR><BR><STRONG>Siz nasıl bir karakteri canlandırıyorsunuz?</STRONG><BR><BR>- Karakterin adı Canan. Seven, sevildiğini zanneden ama aldanan bir kız. <BR><BR><STRONG>Aldatılıyor mu?</STRONG><BR><BR>- Aldatıldığına inanmıyor. Kandırılıyor belki. Aslında karakteri anlatırsam, film hakkında ipucu veririm. Çok kilit bir rol çünkü. Filmde herkesin aldatıp aldatmayacağını sorguluyoruz.<BR><BR><STRONG>Peki sizce aldatır mı herkes?</STRONG><BR><BR>- Herkesin zaafları var. Bu zaaflar erkeklerde hormonal olarak daha yüksek. Hepimiz zamanında aldatmış ya da aldatılmış olabiliriz. Mesela ben çocuk yaşlarımdayken, mavi boncuğumu çok dağıtırdım! O yaşlarda kimlik kargaşası yaşıyorsun çünkü. şu yaşımda daha farklı bakıyorum olaylara. Aldatmadım, aldatıldığımı da düşünmüyorum. Ama hayat ve yaşadığımız ortam çok garip, ileride ne olur bilmiyorum. Belki ben de aldatacağım günün birinde ya da aldatılacağım&#8230; Araştırmalara göre, sağlıklı bir kadın ömrü boyunca ortalama 350 kere hamile kalma şansı yakalıyor. Yani bir kadın ömründe doğurganlık yeteneği 300-350 kere. Bir erkek ise her gün milyonlarca sperm üretiyor ve dölleme yeteneği 180 bin-250 bin kere. Yaşamı devam ettirme içgüdüsünü düşündüğünde, erkeğin aldatma oranı yüzde 95 oranına çıkabiliyor. Bir erkek eşiyle günde üç defa beraber olamayacağına göre&#8230; Aldatma, göz çapkınlığı olarak başlıyor, sonra bir gecelik aşklara dönüşüyor. Ardından insanlar eşinden ayrılıyor, çocuklarını bırakıyorlar&#8230; Biz belki de aldatma üzerine Türkiye’de yapılmamış bir filmi komedi türünde yaptık ve ben çok konuşulacağını düşünüyorum.<BR><BR><STRONG>ŞÖHRETİ DÜŞÜNDÜĞÜM ZAMAN KİRLENECEĞİM<BR><BR>Özellikle ilk &#8220;Recep İvedik&#8221; gösterimdeyken, şöhret sizi ne kadar etkiledi?</STRONG><BR><BR>- Günlük hayatta &#8220;Hangi gözler bana dönüyor&#8221; diye yaşamıyorum. Öyle düşündüğüm zaman kirleneceğim, biliyorum. Bununla yaşamak insana rahatsızlık verir, kafayı sıyırma noktasına gelebilirsiniz. &#8220;Ben oldum&#8221; diye yaşamak çok kötü. Bana da olmadı mı? Muhtemelen olmuştur. ılk zamanlar benim de &#8220;Neredeyim, ne oluyor&#8221; dediğim oldu. O dönem bundan kurtulmam gerektiğini anladım. Sonuçta bu benim işim, bir meslek. Her şeyi kabul edip başlamak gerek işe. <BR><BR><STRONG>Bir de dizi çekeceğinizi söylediniz. Ne tür bir dizi olacak?</STRONG><BR><BR>- Sitcom olacak. Hazırlıklarını yapıyoruz. Mayıs, haziran gibi sete gireceğiz. Eylülde de ekranda olacak.<BR><BR><STRONG>Önümüzdeki sezon siz de varsınız yani&#8230;</STRONG><BR><BR>- Evet artık varım. Ben de istiyorum televizyonda iş yapmayı. Televizyon olmadan olmuyor. Yani görsel bir iş yapıyorsan, görselliği biraz göstermen, &#8220;Buyurun ben de buradayım&#8221; demen gerekiyor. </P><br />
<P><STRONG>İÇİMDE FIRTINALAR KOPUYOR<BR><BR>Londra’dayken oyunculuk workshop’larına katılmayı düşünmediniz mi hiç?<BR></STRONG><BR>- Planlarımın arasında o da var. Yazın Amerika’ya gideceğim, orada katılabilirim. Çok enteresan, ayağım taşa çarpsa bir şey çıkıyor. Arkadaşlarım &#8220;Sen Amerika’ya gitsen orayı da karıştırırsın&#8221; diyor. Herkes beni sessiz sakin zannediyor ama içimde fırtınalar kopuyor. </P><br />
<P><STRONG>RECEP İVEDİK AYAĞIMA ÇARPAN İLK TAŞTI<BR><BR>Doğaçlama tiyatro, sinema filmi, sit-com&#8230; &#8220;Recep İvedik&#8221; filmi size basit gelir mi bu saatten sonra?</STRONG><BR><BR>- &#8220;Recep İvedik&#8221;le var oldum, evet. O benim başlangıç noktam ama bitiş noktam değil. Sadece tek filmlik bir oyuncu değilim ben! Yaptığım filmi alaşağı etmem de mümkün değil. Böyle bir şey yaptığımda, bu 4,5 milyonu karşıma almam demektir. 4,5 milyonun takdirini kazanmış bir filmde oynamışım, bu insanlar almış beni bağırlarına basmış. Ne olursa olsun, nankörlük edemem. İyi ki bu film çıktı ve insanlar beni tanıdı. &#8220;Recep İvedik&#8221; ayağıma çarpan ilk taş. Bundan sonra da çarpan her taş böyle olur inşallah. <BR><BR><STRONG>Sizinle daha önce de röportaj yapmıştık. ıkinci filmde de oynama ihtimaliniz vardı diye hatırlıyorum&#8230;</STRONG><BR><BR>- &#8220;Belki&#8221;ydi o, kesin değildi. ıkinci filmde oynamayışımın bir nedeni yok. Zaten film Recep İvedik’in hikayesini anlatıyor. Bana da bundan sonra sadece bir seyirci olarak alkışlamak kalıyor.</P><br/>Hürriyet/Kelebek</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/toptas-belki-bende-aldatirim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eurovision`a adım adım</title>
		<link>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/eurovisiona-adim-adim.html</link>
		<comments>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/eurovisiona-adim-adim.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Jan 1970 00:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[ We Could Be The Same]]></category>
		<category><![CDATA[Eurovision]]></category>
		<category><![CDATA[maNga]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[MANGA FOTOĞRAFLARI
Yaklaşık 4 bin kişinin izlediği grup, ilk kez bir konserde Eurovision’da söyleyecekleri &#8220;We Could be the Same&#8221; adlı şarkıyı canlı okudu. Şarkının introsunun girmesiyle çığlık çığlığa bağıran kalabalığın, bir hafta geçmeden şarkı sözlerini ezbere söylemesi dikkat çekti.       
 
 
 Hürriyet/Kelebek
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.istanbulgeceleri.org/resim/eurovisiona-adim-adim6280.jpg" alt="" alt="Eurovision`a adım adım" width="200" height="180" class="alignleft" /><P>MANGA FOTOĞRAFLARI</P><br />
<P>Yaklaşık 4 bin kişinin izlediği grup, ilk kez bir konserde Eurovision’da söyleyecekleri &#8220;We Could be the Same&#8221; adlı şarkıyı canlı okudu. Şarkının introsunun girmesiyle çığlık çığlığa bağıran kalabalığın, bir hafta geçmeden şarkı sözlerini ezbere söylemesi dikkat çekti.       </P><br />
<P> </P><br />
<P> </P><br />
<P> </P><br/>Hürriyet/Kelebek</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/eurovisiona-adim-adim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Minik serçeden engelli çocuklara büyük jest</title>
		<link>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/minik-serceden-engelli-cocuklara-buyuk-jest.html</link>
		<comments>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/minik-serceden-engelli-cocuklara-buyuk-jest.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Jan 1970 00:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[engelliler]]></category>
		<category><![CDATA[minik serçe]]></category>
		<category><![CDATA[sezen aksu]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Gala gecesi TİM’de
Galatasaray Spor Kulübü Derneği, &#8220;ESİRGEMEden&#8221; adlı albüm projesiyle Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumları’ndaki engelli çocukların şartlarını iyileştirmeiyi hedefliyor. Prodüktörlüğünü Aykut Gürel’in üstlendiği, Ajda Pekkan, Sezen Aksu, Nilüfer, Emel Sayın, Yavuz Bingöl, Levent Yüksel, Mor ve Ötesi, Yüksek Sadakat, Sibel Can, Olgun Şimşek ve Oktay Kaynarca’nın sesleriyle katkıda bulunduğu albümün tanıtımı, 15 Mart’ta TİM [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.istanbulgeceleri.org/resim/minik-serceden-engelli-cocuklara-buyuk-jest8115.jpg" alt="" alt="Minik serçeden engelli çocuklara büyük jest" width="200" height="180" class="alignleft" /><P><STRONG>Gala gecesi TİM’de</STRONG></P><br />
<P>Galatasaray Spor Kulübü Derneği, &#8220;ESİRGEMEden&#8221; adlı albüm projesiyle Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumları’ndaki engelli çocukların şartlarını iyileştirmeiyi hedefliyor. Prodüktörlüğünü Aykut Gürel’in üstlendiği, Ajda Pekkan, Sezen Aksu, Nilüfer, Emel Sayın, Yavuz Bingöl, Levent Yüksel, Mor ve Ötesi, Yüksek Sadakat, Sibel Can, Olgun Şimşek ve Oktay Kaynarca’nın sesleriyle katkıda bulunduğu albümün tanıtımı, 15 Mart’ta TİM Maslak Show Center’da yapılacak. Sanatçılar o gece albümde de kendilerine eşlik eden engelli partnerleriyle canlı performans sergileyecek.</P><br />
<P><STRONG>Sahnede düet yapacaklar   </STRONG></P><br />
<P>Meltem Cumbul’dan Halit Ergenç’e birçok ünlünün sunuculuk yapacağı gecede Sezen Aksu’ya down sendromlu 11 kişilik koro, Ajda Pekkan’a down sendromlu Ayşe Ağaoğlu, Nülüfer’e görme engelli Sevda Bozbay, Emel Sayın’a bedensel engelli Yıldız Suna Aktürk, Levent Yüksel’e bedensel engelli Seyran Ormankurt, Mor ve Ötesi’ne görme engelli Nezih Atik, Sibel Can’a görme engelli Şilay Turhan ve Yavuz Bingöl’e bedensel engelli dokuz kişilik koro eşlik edecek. Olgun Şimşek, türküsünü zihinsel engelli Murat Akıl’ın bağlaması eşliğinde seslendirecek. Yüksek Sadakat’e ise işitme ve konuşma engelli 15 kişilik topluluk işaret diliyle eşlik edecek.</P><br />
<P> <IMG src="/_np/5020/10065020.jpg">       </P><br />
<P> </P><br />
<P> </P><br />
<P> </P><br/>Hürriyet/Kelebek</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/minik-serceden-engelli-cocuklara-buyuk-jest.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Stüdyoda büyük buluşma</title>
		<link>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/ela-ela-icin-studyoda-buyuk-bulusma.html</link>
		<comments>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/ela-ela-icin-studyoda-buyuk-bulusma.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 10:06:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[ayla algan]]></category>
		<category><![CDATA[ela ela]]></category>
		<category><![CDATA[hakan eratik]]></category>
		<category><![CDATA[şarkı]]></category>
		<category><![CDATA[şevval sam]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[    Ayla Algan, Şevval Sam, Kenan Ece, Hakan Eratik, Nihan Büyükağaç ve Aliye Esra Salebci’nin seslendirdiği şarkının klibi de çekildi. Aynı ekip, bu akşam Babylon’da canlı performans sergileyecek.    
 
 Hürriyet/Kelebek
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.istanbulgeceleri.org/resim/-ela-ela-icin-studyoda-buyuk-bulusma2390.jpg" alt="" alt="''Ela Ela'' için stüdyoda büyük buluşma" width="200" height="180" class="alignleft" /><P>   <BR> Ayla Algan, Şevval Sam, Kenan Ece, Hakan Eratik, Nihan Büyükağaç ve Aliye Esra Salebci’nin seslendirdiği şarkının klibi de çekildi. Aynı ekip, bu akşam Babylon’da canlı performans sergileyecek.    </P><br />
<P> </P><br />
<P> </P><br/>Hürriyet/Kelebek</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/ela-ela-icin-studyoda-buyuk-bulusma.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pekkan kardeş fena dağıttı</title>
		<link>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/pekkan-kardes-fena-dagitti.html</link>
		<comments>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/pekkan-kardes-fena-dagitti.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Jan 1970 00:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[dağıttı]]></category>
		<category><![CDATA[İbrahim Tatlıses]]></category>
		<category><![CDATA[içki]]></category>
		<category><![CDATA[Semiramis Pekkan]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[ Tatlıses’in şarkılarıyla efkerlanan Pekkan, art arda rakı içti. Ünlü türkücü, sahne öncesi gazetecilere &#8220;Yaklaşık 700 bin konut projesi ile ilgili yakın zamanda Irak’a gideceğim&#8221; dedi.
Frak Sinatra gibi   
Tatlıses, &#8220;63 yaşına kadar çalışıp bırakmayı düşünüyordum ama ne benim şarkı söylemeyi ne de sizin beni bırakmaya niyetiniz var. Frank Sinatra gibi 75 yaşına kadar sahnede olacağım&#8221; demesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.istanbulgeceleri.org/resim/pekkan-kardes-fena-dagitti8245.jpg" alt="" alt="Pekkan kardeş fena dağıttı" width="200" height="180" class="alignleft" /><P> Tatlıses’in şarkılarıyla efkerlanan Pekkan, art arda rakı içti. Ünlü türkücü, sahne öncesi gazetecilere &#8220;Yaklaşık 700 bin konut projesi ile ilgili yakın zamanda Irak’a gideceğim&#8221; dedi.</P><br />
<P><STRONG>Frak Sinatra gibi   </STRONG></P><br />
<P>Tatlıses, &#8220;63 yaşına kadar çalışıp bırakmayı düşünüyordum ama ne benim şarkı söylemeyi ne de sizin beni bırakmaya niyetiniz var. Frank Sinatra gibi 75 yaşına kadar sahnede olacağım&#8221; demesi uzun süre alkışlandı.   </P><br />
<P> </P><br />
<P> </P><br/>Hürriyet/Kelebek</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/pekkan-kardes-fena-dagitti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tekrar Barıştılar</title>
		<link>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/tekrar-baristilar.html</link>
		<comments>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/tekrar-baristilar.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Jan 1970 00:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[barışma]]></category>
		<category><![CDATA[cansu dere]]></category>
		<category><![CDATA[cem yılmaz]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[ÜNLÜ AŞIKLAR YENİDEN BİRLİKTE 
Ayrılığa 5 ay dayanabilen çift, dün akşam İstinye Park’ta film izledi. Sinema çıkışı yürüyen merdivenlerde Milliyet objektifine takılan Yılmaz ile Dere, neşeli halleriyle dikkat çekti. Birlikte görüntülenince şaşıran ve &#8220;Hadi ya&#8221; diyen Cansu Dere hızlı adımlarla önden yürüyerek uzaklaştı. 
’Yeni mi aldın?’  Cem Yılmaz ise kendilerini görüntüleyen muhabirine espiri yaparak &#8220;Fotoğraf makineni [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.istanbulgeceleri.org/resim/tekrar-baristilar2137.jpg" alt="" alt="Tekrar Barıştılar" width="200" height="180" class="alignleft" /><P>ÜNLÜ AŞIKLAR YENİDEN BİRLİKTE </P><br />
<P>Ayrılığa 5 ay dayanabilen çift, dün akşam İstinye Park’ta film izledi. Sinema çıkışı yürüyen merdivenlerde Milliyet objektifine takılan Yılmaz ile Dere, neşeli halleriyle dikkat çekti. Birlikte görüntülenince şaşıran ve &#8220;Hadi ya&#8221; diyen Cansu Dere hızlı adımlarla önden yürüyerek uzaklaştı. </P><br />
<P><STRONG>’Yeni mi aldın?’  </STRONG><BR><BR>Cem Yılmaz ise kendilerini görüntüleyen muhabirine espiri yaparak &#8220;Fotoğraf makineni yeni mi aldın?&#8221; diye sordu. Ünlü komedyen, &#8220;Cansu Hanım’la nasıl barıştınız?&#8221; sorusunu ise duymazlıktan geldi. Yılmaz özel hayatıyla ilgili konuşmaktan hoşlanmadığını söyledi.</P><br />
<P>  </P><br />
<P>     </P><br />
<P> </P><br />
<P> </P><br />
<P> </P><br />
<P> </P><br />
<P> </P><br />
<P> </P><br/>Hürriyet/Kelebek</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/tekrar-baristilar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tahsin cephesinde işler iyice geriliyor</title>
		<link>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/tahsin-cephesinde-isler-iyice-geriliyor.html</link>
		<comments>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/tahsin-cephesinde-isler-iyice-geriliyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Jan 1970 00:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[fikret]]></category>
		<category><![CDATA[tahsin]]></category>
		<category><![CDATA[yaprak dökümü]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Dizinin çarşamba günü yayınlanacak olan bölümünde;  
Fikret’in Umut’u da alarak evi terk edişi Tahsin’i çılgına çeviriyor. Evliliğinde çalkantılı günler yaşayan Fikret, tıpkı diğer kardeşlerinin yaptığı gibi baba evine sığınıcak. Ablasının eve dönüşü Necla için yeni sıkıntıları da beraberinde getirecek. Ailesinin çaresizliğini gören Ali Rıza Bey, kızının üzüntüsünün azaltmak için Tahsin ile konuşmaya karar veriyor. Adapapazarı’na [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.istanbulgeceleri.org/resim/tahsin-cephesinde-isler-iyice-geriliyor5926.jpg" alt="" alt="Tahsin cephesinde işler iyice geriliyor" width="200" height="180" class="alignleft" /><P>Dizinin çarşamba günü yayınlanacak olan bölümünde;  </P><br />
<P>Fikret’in Umut’u da alarak evi terk edişi Tahsin’i çılgına çeviriyor. Evliliğinde çalkantılı günler yaşayan Fikret, tıpkı diğer kardeşlerinin yaptığı gibi baba evine sığınıcak. Ablasının eve dönüşü Necla için yeni sıkıntıları da beraberinde getirecek. Ailesinin çaresizliğini gören Ali Rıza Bey, kızının üzüntüsünün azaltmak için Tahsin ile konuşmaya karar veriyor. Adapapazarı’na giden üzgün baba ummadığı bir manzara ile karşılaşacak.</P><br />
<P>İŞTE MERAKLA BEKLENEN YENİ BÖLÜM FRAGMANI               </P><br />
<P>     </P><br />
<P>       </P><br />
<P>     </P><br />
<P>          </P><br />
<P> </P><br />
<P>       </P><br/>Hürriyet/Kelebek</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/tahsin-cephesinde-isler-iyice-geriliyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ata Demirer`den Trakyalı Shrek</title>
		<link>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/ata-demirerden-trakyali-shrek.html</link>
		<comments>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/ata-demirerden-trakyali-shrek.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Jan 1970 00:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Ata Demirer]]></category>
		<category><![CDATA[shrek]]></category>
		<category><![CDATA[trakyalı]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[ Cuma akşamı &#8220;Beyaz Show&#8221;a katılan Demirer, rol aldığı &#8220;Eyyvah Eyvah&#8221; filmindeki klarnetçi Hüseyin Badem karakteri için, &#8220;Trakyalı Shrek Beyaz’a gider&#8221; diye yazdı.       
 
 Hürriyet/Kelebek
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.istanbulgeceleri.org/resim/ata-demirerden-trakyali-shrek3314.jpg" alt="" alt="Ata Demirer`den Trakyalı Shrek" width="200" height="180" class="alignleft" /><P> Cuma akşamı &#8220;Beyaz Show&#8221;a katılan Demirer, rol aldığı &#8220;Eyyvah Eyvah&#8221; filmindeki klarnetçi Hüseyin Badem karakteri için, &#8220;Trakyalı Shrek Beyaz’a gider&#8221; diye yazdı.       </P><br />
<P> </P><br />
<P> </P><br/>Hürriyet/Kelebek</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/ata-demirerden-trakyali-shrek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zeynep Tokuş sobelendi</title>
		<link>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/zeynep-tokus-sobelendi.html</link>
		<comments>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/zeynep-tokus-sobelendi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Jan 1970 00:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[cemal reşit]]></category>
		<category><![CDATA[sobelendi]]></category>
		<category><![CDATA[Zeynep Tokuş]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[ZEYNEP TOKUŞ FOTOĞRAFLARI
Tokuş ve sevgilisi, Cemal Reşit Rey’deki konseri izledikten sonra, çıkışta el ele Mega Magazin kamerasına yakalandı.              Hürriyet/Kelebek
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.istanbulgeceleri.org/resim/zeynep-tokus-sobelendi5527.jpg" alt="" alt="Zeynep Tokuş sobelendi" width="200" height="180" class="alignleft" /><P>ZEYNEP TOKUŞ FOTOĞRAFLARI</P><br />
<P>Tokuş ve sevgilisi, Cemal Reşit Rey’deki konseri izledikten sonra, çıkışta el ele Mega Magazin kamerasına yakalandı.              </P><br/>Hürriyet/Kelebek</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/zeynep-tokus-sobelendi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şaşkınlık yaratan birliktelik</title>
		<link>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/saskinlik-yaratan-birliktelik.html</link>
		<comments>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/saskinlik-yaratan-birliktelik.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Jan 1970 00:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[birliktelik]]></category>
		<category><![CDATA[Emre Karayel]]></category>
		<category><![CDATA[kaçamak]]></category>
		<category><![CDATA[öykü görman]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[ÖYKÜ GÜRMAN FOTOĞRAFLARI (FOTO GALERİ)   
’Bir Kadın Bir Erkek’ teki rolüyle çıkış yapan Emre Karayel ile ’ Evlerinin Önü Boyalı Direk’ şarkısının flamenko ezgileriyle yorumlayan  Öykü Görman , Önceki gün Kanyon’da böyle görüntülendi.. El ele alışverişe çıkan yeni aşıklar, çok mutlu olduklarını söylediler.      
     
       Hürriyet/Kelebek
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.istanbulgeceleri.org/resim/saskinlik-yaratan-birliktelik8256.jpg" alt="" alt="Şaşkınlık yaratan birliktelik" width="200" height="180" class="alignleft" /><P>ÖYKÜ GÜRMAN FOTOĞRAFLARI (FOTO GALERİ)   </P><br />
<P>’Bir Kadın Bir Erkek’ teki rolüyle çıkış yapan Emre Karayel ile ’ Evlerinin Önü Boyalı Direk’ şarkısının flamenko ezgileriyle yorumlayan  Öykü Görman , Önceki gün Kanyon’da böyle görüntülendi.. El ele alışverişe çıkan yeni aşıklar, çok mutlu olduklarını söylediler.      </P><br />
<P>     </P><br />
<P>       </P><br/>Hürriyet/Kelebek</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/saskinlik-yaratan-birliktelik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İzmirde Maskeli sürpriz</title>
		<link>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/izmirde-maskeli-surpriz.html</link>
		<comments>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/izmirde-maskeli-surpriz.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Jan 1970 00:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Izmir]]></category>
		<category><![CDATA[maskeli]]></category>
		<category><![CDATA[süpriz]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[MÜJDAT GEZEN’İN DUYGULU ANLARI    
50. YILINI BÖYLE KUTLAMIŞTI 
Konak Belediyesi ve Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde eğitim gören öğrencileri, Müjdat Gezen’e sürpriz bir 50’nci sanat yılı kutlaması hazırladı. Kültürpark nikah salonundaki toplantıya Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan ile habersiz gelen Müjdat Gezen büyük şaşkınlık yaşadı.   Tüm konuklar Müjdat Gezen’i taktıkları Müjdat Gezen fotoğrafından yapılmış maske ile karşıladı. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.istanbulgeceleri.org/resim/izmirde-maskeli-surpriz2039.jpg" alt="" alt="İzmirde Maskeli sürpriz" width="200" height="180" class="alignleft" /><P>MÜJDAT GEZEN’İN DUYGULU ANLARI    </B></P><br />
<P>50. YILINI BÖYLE KUTLAMIŞTI </P><br />
<P>Konak Belediyesi ve Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde eğitim gören öğrencileri, Müjdat Gezen’e sürpriz bir 50’nci sanat yılı kutlaması hazırladı. Kültürpark nikah salonundaki toplantıya Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan ile habersiz gelen Müjdat Gezen büyük şaşkınlık yaşadı.   <BR><BR>Tüm konuklar Müjdat Gezen’i taktıkları Müjdat Gezen fotoğrafından yapılmış maske ile karşıladı. Koltuklara oturmuş yüzlerce benzeriyle karşılaşan Gezen, kısa bir süre şaşkınlık yaşadı. Yenişehir semtindeki Şehit Fazıl Bey İlköğretim Okulu öğrencilerinden oluşan koro, Müjdat Gezen adına bestelediği şarkıyı ritim sazları eşliğinde seslendirdi. Gezen, darbuka çalarak koroya eşlik etti. <BR></B><BR>Başkan Tartan, uzun yıllar önce oynadığı ’Darbukatör Bayram’ tiplemesiyle de bilinen sanatçıya özel olarak üretilmiş, üzerinde ’50’nci Sanat Yılı Onurun’ yazılı darbuka armağan etti. Müjdat Gezen, Prof.Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezi’nin iki katını sanat merkezine tahsis ettiği için Başkan Tartan’a teşekkür etti.<BR>Gezen gecede yaptığı konuşmada, &#8220;Cannes Film Festivali, Venedik Film Festivali gibi film şenliğini İzmir’de yapmayı planlıyoruz; bunun yanında İzmir’e başka kültür faaliyetlerini de Hakan Tartan ile birlikte gerçekleştirmek için projelendiriyoruz. Aslında İzmir gerçekten bir kültür şehridir. İzmir kültüre sanata dönük bir kenttir. İzmir’in başka bir özelliği de vardır; ben İstanbulluyum. İstanbul biraz kaypak, İzmir ise delikanlıdır. Kime ne yapacağını çok iyi bilir&#8221; dedi.<BR></B><BR>&#8220;Herkesi 100’üncü sanat yılıma bekliyorum&#8221; diye espri yapan Müjdat Gezen, hazırlanan sürpriz kutlama karşısında duygulu anlar yaşadı. Başkan Tartan da, Müjdat Gezen gibi bir usta sanatçıya İzmir’in kapılarını açmaktan onur duyduğunu belirtti.<BR><BR><STRONG>AKŞAM DA HALKA AÇIK GÖSTERİ</STRONG><BR><BR>Müjdat Gezen, 50’nci yıl mutluluğunu akşam da İzmirli sevenleri ile paylaştı. Müjdat Gezen Sanat Merkezi ve Konak Belediyesi’nin ortaklaşa düzenlediği ’Müjdat Gezen’le Halka Açık Söyleşi’ adlı etkinlikte İzmirliler eğlenceli saatler yaşadı. Soru- cevap şeklindeki söyleşi genellikle hükümet, Başbakan Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül hakkında geçti. İki saatten fazla süren söyleşide Müjdat Gezen, genç nesile çok güvendiğini, onların sayesinde birçok dertten kurtulacaklarını ve gözlerinin arkada kalmayacağını söyledi. </P><br/>Hürriyet/Kelebek</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/izmirde-maskeli-surpriz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Penelope Cruz müzikalde</title>
		<link>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/penelope-cruzdan-nine-muzikali-roportaji.html</link>
		<comments>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/penelope-cruzdan-nine-muzikali-roportaji.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 09:43:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[nine]]></category>
		<category><![CDATA[Penelope Cruz]]></category>
		<category><![CDATA[röportaj]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[PENELOPE CRUZ FOTOĞRAFLARI
Bu proje hakkında ne düşünüyorsunuz, size neler hissettiriyor?               - &#8220;Nine&#8221;da yer almak tabii ki eğlenceliydi ama bir o kadarda korkutucu oldu. Evimde bir karaoke oyunu olsa da daha önce hiç profesyonel anlamda şarkı söylememiştim. Bu durum beni inanılmaz zorladı.Peki bu korkuyu nasıl yendiniz?      - Koreografiyi gördüğüm ilk gün &#8220;Beni kovmalısınız, çünkü ben bunu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.istanbulgeceleri.org/resim/penelope-cruzdan-nine-muzikali-roportaji8566.jpg" alt="" alt="Penelope Cruz`dan ''Nine'' müzikalı röportajı" width="200" height="180" class="alignleft" /><P>PENELOPE CRUZ FOTOĞRAFLARI</P><br />
<P><STRONG>Bu proje hakkında ne düşünüyorsunuz, size neler hissettiriyor?         </STRONG>      <BR><BR>- &#8220;Nine&#8221;da yer almak tabii ki eğlenceliydi ama bir o kadarda korkutucu oldu. Evimde bir karaoke oyunu olsa da daha önce hiç profesyonel anlamda şarkı söylememiştim. Bu durum beni inanılmaz zorladı.<BR><BR><STRONG>Peki bu korkuyu nasıl yendiniz?</STRONG>      <BR><BR>- Koreografiyi gördüğüm ilk gün &#8220;Beni kovmalısınız, çünkü ben bunu asla yapamam&#8221; dedim. Ama inanılmaz dans ve şan eğiticilerimiz vardı. Üç aylık çalışmadan sonra, kasım ayında çekime başladık. Başarabildiğimi görünce o kadar zevk aldım ki şimdi yine bir müzikalde oynamak için can atıyorum.<BR> <BR><STRONG>Dansa yatkınlığınız var mıydı?  </STRONG><BR><BR>- Dans küçüklüğümden beri az da olsa becerebildiğim bir şey&#8230; Ama şarkımı seslendirmek üzere stüdyoya giderken neredeyse heyecandan bayılacaktım. Üstelik dünyaca ünlü şarkıcıların, Beatles gibi efsane grupların okuma yaptığı bir stüdyodaydık. Duvarlarda fotoğrafları gördükçe kendimi daha da küçük ve kabiliyetsiz hissettim.<BR><BR><STRONG>Daniel Day Lewis’le aynı filmde rol almak nasıldı?    </STRONG><BR><BR>- Daniel Day Lewis inanılmaz bir oyuncu. Bana bu işi neden aşkla ve saygıyla yaptığımı hatırlatıyor. Onunla çalışmak harikaydı.<BR><BR><STRONG>Oyuncu olmaya annenizin kuaföründe zaman geçirirken karar verdiğiniz doğru mu?</STRONG><BR><BR>- Evet, ortaokuldayken okul çıkışı annemin kuaförüne gider, derslerimi orada yapardım. Çok da çalışkan olmadığımdan hep annemin müşterilerini incelerdim. Bu gözlemler giderek daha çok ilgimi çekmeye başladı. Gelen her kadın müşterinin birbirinden enteresan hayatları vardı. Orada bu insanların hayatlarına girip onlar gibi yaşadığımı hayal etmeye başladım ve böylelikle aslında oyuncu olmak istediğimi fark ettim.</P><br/>Hürriyet/Kelebek</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/penelope-cruzdan-nine-muzikali-roportaji.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Beni intiharın eşiğinden döndürdünüz&#8217;</title>
		<link>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/beni-intiharin-esiginden-dondurdunuz-bir-kadin-hikayesi.html</link>
		<comments>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/beni-intiharin-esiginden-dondurdunuz-bir-kadin-hikayesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 09:39:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[bir kadın]]></category>
		<category><![CDATA[döndürdünüz]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[intihar]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Türkiye’de 70 şubesi bulunan Türk Kadınlar Birliği’nin amaçlarından, yaptığı çalışmalardan bahsetmenizi rica ederek başlayalım mı röportajımıza?
Türk Kadınlar Birliği, 1924 yılında Atatürk’ün teşviki ile kurulmuş; kadın, genç ve çocukların sosyal hayat, eğitim almalarında, meslek edinmelerinde ve her türlü gelişimlerinde önderlik eden kurslar açan kamu yararına çalışan bir dernektir. Yeni kuruluş aşamasında 18 kadın milletvekilini meclise girdirmiştir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.istanbulgeceleri.org/resim/-beni-intiharin-esiginden-dondurdunuz-bir-kadin-hikayesi1364.jpg" alt="" alt="''Beni intiharın eşiğinden döndürdünüz'' Bir kadın hikayesi" width="200" height="180" class="alignleft" /><P><STRONG>Türkiye’de 70 şubesi bulunan Türk Kadınlar Birliği’nin amaçlarından, yaptığı çalışmalardan bahsetmenizi rica ederek başlayalım mı röportajımıza?</STRONG></P><br />
<P>Türk Kadınlar Birliği, 1924 yılında Atatürk’ün teşviki ile kurulmuş; kadın, genç ve çocukların sosyal hayat, eğitim almalarında, meslek edinmelerinde ve her türlü gelişimlerinde önderlik eden kurslar açan kamu yararına çalışan bir dernektir. Yeni kuruluş aşamasında 18 kadın milletvekilini meclise girdirmiştir. 1949’da değişen tüzükte sadece siyasi çalışmalar çıkarılmış, diğer amaçlar doğrultusunda devam edilmiştir.<BR><BR>Kadınlar mitingler yaparak haklarını, oy kullanmak istediklerini sokaklarda bağırarak isteyebilmişlerdi. 1934 yılında da kadınlara seçme &#8211; seçilme hakkı da verilmişti.</P><br />
<P><STRONG><FONT color=red>1999’DA AÇTIĞIMIZ ’KADIN EL EMEĞİ PAZARI’ İLE KADINLAR EVİNE PARA GÖTÜRÜYOR!</FONT></STRONG></P><br />
<P><STRONG>Türk Kadınlar Birliği Adana Şubesi olarak yaptığınız son çalışmalar neler?</STRONG></P><br />
<P>Adana ve tüm şubelerimiz çok etkin çalışmalar yapmaya devam etmekte. Adana’da, bizim ’Hocallı Türk Kadınlar Birliği İlköğretim Okulu’muz var. 1999 yılında açtığımız ’Kadın El Emeği Pazarı’mız halen devam ediyor. Toplum Merkezi açtık. 3 tane binası ile beraber, oyuncakları da dahil olmak, üzere ana sınıfı açtık. Bu yıl sayısı 76 olan öğrenciye burs veriyoruz. Okuma &#8211; yazma kursları, el sanatları kursları veriyoruz. Kadınlara kompozisyon yarışmaları yaptık. Adana’da kadınla ilgili tüm çalışmalarda yer aldık.</P><br />
<P><STRONG>Bu kadarla da kalmazsınız gibi geliyor.</STRONG></P><br />
<P>Sığınma Evi, Kent Konseyi, Kadın Meclisi kuruluş aşamalarında yer aldık. Huzur evi, gençlik merkezleri, okulların ihtiyaçlarının giderilmesinde katkıda bulunduk. Bu yıl; etkin çalışmalarımıza, kadın ve annelik eğitimi çalışmalarımıza pilot okulumuz Kılıçarslan İlköğretim Okulu ile devam edeceğiz. Bir de bu  okulun kütüphanelerini donattık, açılışını da 8 Mart 2010 Dünya Kadınlar Günü’nde yapacağız.</P><br />
<P><STRONG><FONT color=red>ULUSUN KALKINMASINDA KADININ ROLÜ ÇOK BÜYÜK!</FONT></STRONG></P><br />
<P><STRONG>Siz 7 yıldır Türk Kadınlar Birliği Adana Şube Başkanısınız. Kendinizi biraz tanıtır mısınız? Derneğe nasıl ve ne şekilde katılmıştınız?</STRONG></P><br />
<P>Emekli ilkokul öğretmeniyim. Kendimi kısaca toplum gönüllüsü olarak tanıtayım. İnsanla özellikle kadınla ilgili çalışmalarımla ve eğitime verdiğim önemle mutlu oluyorum. İnanıyorum ki ulusun kalkınmasında kadının rolü çok büyüktür. Emekli olunca evde oturmak istemediğim için araştırıp derneğimi buldum ve 16 yıldır çalışıyorum.</P><br />
<P><STRONG><FONT color=red>ŞİMDİKİ ÇOCUKLAR; BİLİNÇLİ DEĞİLSE, KÖTÜ GİYİNMİŞSE HATTA ŞİŞMANSA ANNESİNİ BEĞENMİYOR!</FONT></STRONG></P><br />
<P><STRONG>Her şeyi kadınlar için, daha güçlü, ayakları üzerinde duran kadınlar çoğalsın amacıyla faaliyetler yapıyorsunuz. Bu noktada kadınlarımızın toplum için gerçekten önemli bir birey olduğuna inanması ve bir şeyler yapması için çabalaması gerekiyor değil mi?</STRONG></P><br />
<P>Aynen�Soruyu cevaplamışsınız. Kadın bilinçli olmak zorunda yoksa şimdiki çocuklar o kadar akıllı ki; bilinçli değilse, kötü giyinmişse hatta şişmansa annesini beğenmiyor.</P><br />
<P><STRONG>Burada bir nokta daha var, belki de en önemli nokta; çünkü toplumun temel taşlarını yani çocukları yetiştiren kadınlar. Bu konuda nasıl bilinçlendirebiliriz onları?</STRONG></P><br />
<P>İşte burada sivil toplum örgütleri devreye girerek ulaşılmayan mahallelere giderek her konu da çeşitli eğitsel çalışmalar yapıyor. Çok değerli çalışmalar yapan dernekler var. AÇEV gibi&#8230;</P><br />
<P><STRONG><FONT color=red>KADINLAR KENDİLERİNİ GELİŞTİRMEK ZORUNDALAR!</FONT></STRONG></P><br />
<P><STRONG>İş sahibi olmayan kadınlar ve de ev kadınları�Neler yapabilirler? En azından önce kendileri için�/STRONG></P><br />
<P>Eğitimleri için ne gerekiyorsa�Okuma yazmaları yoksa kurslara giderek, bilinçlenmek için nerede kurs &#8211; eğitim varsa katılarak kendilerini geliştirmek zorundalar.</P><br />
<P><STRONG>Kadınlar için sözde değil özde çalışmalar yapıyorsunuz. Mesela bunlardan biri Adana’da her çarşamba kurulan ’Kadın El Emeği Pazarı’nda; kadınlara her hafta kendi el emeği ile ürettiklerini satıp para kazanma imkanı şansı sağladınız. Hatta sıfırdan başlayıp kendi atölyesini kuranlar da varmış. Ne güzel�Nerden aklınıza gelmişti böyle bir proje ve gerçekleşmesi kolay oldu mu?</STRONG></P><br />
<P>Dernek çalışmalarına başlarken, bu en büyük hayalimdi. İstanbul’daki Beşiktaş, Ortaköy pazarından esinledim. Alt yapıyı hazırlamak epey zamanımızı aldı. Belediyeyle iş birliği, Yuva Maya’nın sponsorluğu işimizi epey kolaylaştırdı. Kadınlar evlerine para götürüyor. Amacımıza ulaşmanın mutluluğunu yaşadık, yaşıyoruz.</P><br />
<P><STRONG>Nasıl bir duygu böyle bir başarıya imza atmak?</STRONG></P><br />
<P>Amaca ulaşmak en güzel mutluluk�İnsana, özellikle de kadınlara yararlı olmak anlatılmaz bir duygu ve bu herkese nasip olmuyor.</P><br />
<P><STRONG>Velileri bilinçlendirmek için okullara psikologlar, uzmanlar götürüyorsunuz. Oradaki insanların bu bilgilendirmelerden sonra yaklaşımları, tepkileri nasıl oluyor?</STRONG></P><br />
<P>Çok olumlu�Geri dönüşümleri, gelişmeleri, çocuklarına karşı davranışlarındaki başarılarını görüyoruz.<BR> <BR><STRONG><FONT color=red>BİR KADIN ’BENİ İNTİHARIN EŞİĞİNDEN DÖNDÜRDÜNÜZ’ DERSE�/FONT></STRONG></P><br />
<P><STRONG>Kadınlarla ilgili yaşadığınız ya da karşılaştığınız en ilginç olay neydi bugüne kadar?</STRONG></P><br />
<P>’Kadın El Emeği Pazarı’nı açtığımızda duygusal anlar yaşadık. ’Kadının biri ’Beni intiharın eşiğinden döndürdünüz’ bir başkası da ’Yaptığım boncuk bileziklerden evime ekmek alabiliyorum.’ demişti.</P><br />
<P><STRONG><FONT color=red>ŞİDDET ACİZLİK! ŞİDDET MAALESEF DÜNYANIN BELASI!</FONT></STRONG></P><br />
<P><STRONG>Ülkemizde hâlâ şiddet gören kadınlarımız var. Şiddet konusunda neler söyleyeceksiniz?</STRONG></P><br />
<P>Şiddet acizlik�Ve şiddet maalesef dünyanın belası�Şiddeti uygulayan kişilerin cezalarının arttırılması, devletin koruma kanunlarının arttırması, genellikle şiddete uğrayan kadın ve çocukların mutlaka sığınacakları yerlerin açılması yani sığınma evlerinin sayısının arttırılması biraz etkili olacaktır sanırım.</P><br />
<P><STRONG><FONT color=red>ŞİDDET GÖREN ŞİDDET UYGULAR!</FONT></STRONG></P><br />
<P><STRONG>Kadına şiddet uygulayan erkeğin özünde ne gibi sorunlar vardır sizce?</STRONG></P><br />
<P>Psikopat değilse, mutlaka çocukken anne veya babasından şiddet görmüştür. Çünkü şiddet gören şiddet uygulamaktadır!</P><br />
<P><STRONG>Ya kadınları hiçe sayan töreler için neler�/STRONG></P><br />
<P>Töre cinayetlerinin, cezasını arttırmakla genç kızlarımızı bu zulümden kurtarmanın yolları daha ciddi aranmalıdır. </P><br />
<P><STRONG>Her sene 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde etkinlikler yapıyorsunuz. Bu yılki etkinlikleriniz neler olacak?</STRONG></P><br />
<P>Kadın dernekleri, valilik hep beraber etkin bir program hazırladık. Ayrıca Türk Kadınlar Birliği olarak etkin interaktif söyleşiler ve de çalışmalarında kadınları taçlandıran kadınlara teşekkür plaketi vereceğiz. Bu yıl CHP Adana Milletvekili Gaye Erbatur, eski Devlet Bakanı İmren Aykut, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Figen Doran ödül vereceklerimiz arasında. Kadınlarla ilgili o kadar güzel çalışmaları var ki�9 Mart 2010’da Kılıçarslan İlköğretim Okulu’nda tören yapacağız. Kadınlara kompozisyon yarışması ödüllerini vereceğiz. Halk oyunları, stand açılışları da olacak. Ve okula döşediğimiz kütüphaneyi de açacağız.</P><br />
<P><STRONG>Bu kadar koşturmaca arasında evinize ve kendinize vakit ayırabiliyor musunuz peki?</STRONG></P><br />
<P>Benim çok iyi ve akıllı bir eşim var. Koşuşturmalarımda destek oluyor. Bir kızım var uzakta. Bir de evde yatar vaziyetteki kayınvalideme bakıyoruz eşimle ikimiz. Sağlık problemi olmadıktan sonra, istedikten sonra her şeyi yapıyorsunuz. </P><br />
<P><STRONG><FONT color=red>KADIN DÜNYANIN ANASIDIR!</FONT></STRONG></P><br />
<P><STRONG>Eklemek istedikleriniz�/STRONG></P><br />
<P>Kadın dünyanın anasıdır. Bu analık görevinde erkekle el ele zorlukların üstesinden gelebilmesi için pozitif ayrımcılık yapılmalıdır. Kadınlara her konuda pozitif ayrımcılık yapılmalı! Kadınların evlerinden çıkarıp iş sahibi olmaları sağlanmalıdır. Doğurganlığı nedeniyle işe alınmamak, işten çıkarılmak yerine her iş yerine kreş açılmasını sağlamak gerekmektedir. Tabii ki siyasette kadın sayısının arttırılması, bunun için de kota mutlaka uygulanmalıdır. </P><br />
<P> </P><br />
<P><br />
<TABLE border=0 cellSpacing=0 cellPadding=0 width="100%" align=center><br />
<TBODY><br />
<TR><br />
<TD><br />
<TABLE border=0 cellSpacing=2 cellPadding=1 width="50%" align=center cols=1><br />
<TBODY><br />
<TR><br />
<TD><IMG border=0 src="http://dosyalar.hurriyet.com.tr/haber_resim/ozel_haber_logo.gif"></TD></TR></TBODY></TABLE></TD></TR></TBODY></TABLE></P><br/>Hürriyet/Kelebek</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbulgeceleri.org/magazin/beni-intiharin-esiginden-dondurdunuz-bir-kadin-hikayesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
